AÇLIK GREVİ
 
Avrupa’da bugüne değin yapılan çalışmalarımız arasında ileri bir eylem olan açlık grevini, iki yönüyle ele almak gerekir:
    Birincisi, grev yerinde, zamanında konuldu. İstemlerin büyük ölçüde gerçekleşmesi anlamında başarıyla sonuçlandı. 41 gün süren direniş faşist askeri cuntanın teşhiri ve Kürdistan halkımız üzerindeki azgın vahşetin sergilenmesi yolunda önemli bir adım oldu. Eylem, temel mücadele alanımızda, faşist-sömürgeci diktatörlüğün en soysuz saldırıları karşısında yiğitçe mücadele veren insanlarımıza ve kısmen de olsa halkımıza moral bir destek sağladı. KOMKAR bu eylemle, saygınlığını belli ölçülerde pekiştirdi; yeni yeni ilişki alanları (özellikle dış ilişkiler alanında) yarattı. Grevci arkadaşların kararlı direnişi ve eylemin belirtilen anlamda başarıyla sonuçlanması, AÖ.müze geçici de olsa bir canlılık getirdi.
    İkincisi, eylem gereği gibi örgütlenemedi. Kendiliğindencilik ve legalizm sürekli ağır bastı. Oportünist ve kariyerist tertipler eylem sürecinde de sinsice uyulandı. Ama tüm oyunlar, oportünist ögelerin eylemde parsa toplamasına yetmedi; tersine oportünist bürokratik örgütlenme anlayışından kaynaklanan sorunlar bu eylemle bir kez daha gün ışığına çıktı. Şöyle ki:
    Eylem önerisi tabandan (Rr. derneğinden) gelmişti. KOMKAR’ın Yürütme ve Yönetim organlarında benimsenmiş ve -bildiğim kadrıyla- harekete iletilmişti. Aradan bir aydan fazla süre geçmesine rağmen AK bu konuda tavır belirleyip KOMKAR’a iletmedi. Büyük şef, başta bu öneriyi tepkiyle karşılarken, Havaalanında Gen. Sekreter arkadaşımızın ayaküstü bir arkadaşla görüşürken bu öneriyi olumlu bulması üzerine her zamanki gibi “alçak iniş” yapmaya başladı. Ondan sonra A., bana “S. telefon etti, grev meselesini görüşmemizi söyledi” dedi. Ben A’ya “Bir aydır bu öneri üzerinde tartışılıyor, S. Bu konuda samimiyse, gelir birlikte oturur tartışırız (S. F. Almanya’daydı)” dedim. Bu önerimden de bir sonuç çıkmadı. Nihayet Genel Sekreter arkadaşımız çıktığı geziden döndükten sonra bir araya geldik. Önce karşı görüşüme rağmen grevin yapılmaması doğrultusunda karar alındı. KOMKAR Yürütme Kurulu ile görüşüldü. Yürütme Kurulunun verdiği bilgiler üzerine Genel Sekreter’in önerisiyle tekrar karar gözden geçirildi. Ve grevin yapılmasına karar verildi. Genel Sekreter’e objektif bilgiler verilmediği açıkça ortaya çıktı. Bu konuda soru yönelttiğimde “Ben burda yoktum, bu bilgileri ben de yeni duydum.” dedi ve bana sataşarak sorunu geçiştirmek istedi. O anın koşulları daha fazla tartışmamıza elverişli olmadığı için sorunu geçici olarak kapattım. (Bu noktada bir gerçeğin açıklığa kavuşması için grevle ilgili ön gelişmelerin Parti alt birimlerinden ve KOMKAR’dan araştırılıp tesbit edilmesini öneriyorum. Ayrıca Parti üyesi olan bir GYK üyesinin kendi organ toplantısında evet dediği grev kararına, başkanı bulunduğu dernek yönetim kurulundan bunun tersine bir karar çıkarıp KOMKAR’a göndermesinin gerekçesi ne olabilir? Bu sorun Parti kanalından verilen bir direktif sonucu ortaya çıkıyorsa, AK’nin bunu öncelikle KOMKAR Yürütme Kuruluna bidirmesi gerekmiyor mu?) Grev kararı KOMKAR Yürütme Kuruluna açılandığında hazırlıkların iyi, yapılması gerektiği konusunda börüşümü belirttim. Hatta gerekirse 3-4 gün sonra grev başlatılmalıdır -eylem programının hazırlanması için- dedim. Maalesef bu önerim de benimsenmedi. Nihayet eyleme çıkıldı.
    Görüldüğü gibi, eylem önerisi önce Parti birimlerinin dışında tartışılıyor. Öneri KOMKAR tarafından da benimsendikten sonra Partiye geliyor. Ve Partiye gelen öneri haftalarca kendi seyrine bırakıldıktan sonra, ve de taban bu konuda kendini eyleme adapte ettikten sonra Parti soruna el atıyor, karar alıyor, aldığı kararı düzeltmek zorunda kalıyor. Bu olay, AK’nin gelişmelerin gerisinde kaldığını, AÖ’müze öncülük edemediğini, tabandan gelen önerileri zamanında ciddi bir biçimde değerlendirip tabana sonucu iletemediğini, Alt yapının (AÖ.) üst yapıyı (dernekler) yönlendirmekte az içinde kaldığını açık biçimde gösteriyor.
    Dahası var: Grev başlıyor. S’nin başkanlığında üç kişilik bir komite kuruluyor. Eylemin 10’cu gününde komiteye Haço’nun alımasıyla (duyduğum kadarıyla daha önce komiteye girmesi istenmiş, kendisi kabul etmemiş) sayı 4’e çıkıyor. Ardından birkaç gün daha geçtikten sonra söz konusu komite H. Hüs’ün alınmasıyla 5 kişiye tamamlanıyor. İç komite fesh ediliyor. Komite hem grevi, hem KOMKAR’ı yönetiyor. Eylem sürecinden de yararlanılarak kendini her türlü yetkinin hamisi ilan eden siyasi ya da demokratik bir -geçici organ(!) olduğunu maalesef henüz anlayamadım. Komitenin niteliği ne olursa olsun, hem Partimiz açısından önemliydi. A. Ö.müzün anılan komiteyle paralel çalışması kaçınılmazdı. Ve AK’nin eylemi dolaylı da olsa yönlendirmesi zorunluydu. Bu nedenle olup bitenlerin sorumlusu AK’dir.
    Eylem sürecinde AK’nin yaptıkarına, yaptırdıklarına ve yapmak istediklerine bakalım: Her şeyden önce, açlık grevine sokulan insanlarımızın tesbiti iyi yapılmadı. Bu birtakım olumsuzluklara yol açtı. Bu insanlarımızın sağlık kontrolleri yapılmadı. Ufak tefek olumsuzluklar dışında, grevcilerin eleştiri ve önerileri ciddiye alınmadı. Hatta bununla da kalınmayarak grevciler karşıya alındı, cuntacı bir anlayışla sürekli susturulmak istendi. (Ör. S. grevcilere bir toplantı sırasında Komiteyi hareket atamıştır. Komite eleştirilemez, isterseniz hareket görevden alır.” diyor) Kollektif çalışma yapılmadı. İşler yine çarpıştırılmak istenen bazı kişilerin sırtında kaldı. Ajitasyon ve propaganda gereği gibi yapılmadı, aynı baskıdan bildirilere zor verildi. Grevin 21. gününde ancak bir info çıkarıldı. Dış ilişkiler alanında ancak 4. haftada belirli adımlar atıldı. Dış ilişkiler alanında komite dışındaki gelişmeler, özellikle Petra Kelli ile yarı yolda kurulan ilişkiler belli bir mesafe aldırıdı. Ajitasyon türünden de olsa eğitim çalışmaları yapılmadı. Yalnız üç dernekte birer seminer verildi. Oysa bütün derneklerde eylem süresince kitlelere açık toplantılar, ajitasyon ve propaganda yapılabilirdi. Kürdistanlı kitleye yönelik ciddi bir çalışma yapılmadı. Maddi dayanışma sağlanması alanında işler tümüyle kendiliğindeciliğe bırakıldı. Bazı grevciler son günlerde, eften püften gerekçelerle eylemden çıkarılmakla cezalandırıldı. Yine son günlerde bir yığın gereksiz insan Frankfurt’a getirildi. Bazı insanlar özellikle çalışmaların dışında tutuldu. Harcamalar plansız yapıldı.
    Yukarıda belirtildiği gibi eylemin kararlaştırılması sürecinde gelişmelerin gerisinde kalan AK, söz konusu komitenin önüne bir eylem örgütleme program çerçevesi de koymamıştır. Bir başka deyişle AK’nin onayladığı bir çalışma programı ve hedefleri yoktur. Olur mu böyle iş? Grevcilerin istemleri açık bir biçimde belirtilmiş ya... Doğrudur, grevcilerin istemleri açıktır. Ancak bu istemlerin gerçekleştirilmesine ilişkin çalışmalar önceden programlanmamıştır, örgütlenmemiştir. Eğer bu başlangıç da yapılsaydı, grevin 20. gününde Kürdistan’a gidecek komisyonun oluşturulması için demokrat kişilere yeni yeni mektup yazılmazdı; 19.11.1891 günü Strazburg’da yapılan A.K. Dışişleri Bakanlar toplantısı sessizce geçiştirilmezdi ve yarı yolda Petra Kelli ile ilişkikurulsun mu kurulmasın mı diye saatlerce tartışma yapılmazdı.
    Yine eylemin, Kürdistanlı kitlelere mal edilmesi, pratik örgütsel çalışmalarımız alanında ileri bir adım olması, kollektif çalışmanın başarıyla sürdürülmesi ve eylem sürecinde kadrolarımızın, kitlenin eksikliklerimizin temelinde eğitilmesi önceden programlansaydı, örgütlenseydi, greve rastgele adam sokulmazdı; grevcilerin eleştiri ve önerileri merkeziyetçilik silahına sarılarak, siyasi hareket alet edilerek bastırılmazdı. Kollektif çalışma adına, eylemin parsasını toplamak için her türlü tertibe başvurmak mübah olmazdı. (Her Cumartesi-Pazar grev yerine gelmeme rağmen bana hiç bir görev ve bilgi verilmedi. Güvenlik görevlisi olan Ha..’in grevcilerle yapılan toplantılara katılması bile engellendi. Hatta o görev de ona çok görülmek istendi. Yine A’ya görev verilmeliydi. Bir ay sürekli çaycılık yapan P...’nın yerine koyacak adam bulamayan(!) komite, canı istediğinde gereksiz yere bir yığın insanı .....’a doldurmazdı. Maddi dayanışma alanında kendiliğindenciliğe esir olunmazdı. Tüm dernek ve komiteler en aktif biçimde tek bir yumruk gibi değişik alanlarda merkezi düzeyde planlanan eylemlere sokulabilirdi. (Bu konuda dayanışma grevleri dışında pek ciddi çalışmalar olmadı. S’nin Fransa trafiğine rağmen, bir dayanışma grevi bile konulamadı.)
    Evet, bu ve benzeri sorunları, bir eylemde deneysiz olmaya ya da -komitede görevli- komite çalışmalarını büyük ölçüde omuzlayan bazı kişilerin yetersizliğine, adam yokluğuna(!) bağlamak mümkün değildir. Eylemin, Pratik örgütsel çalışma alanında bir köşe taşı yapılmamasının temel nedeni, oportünist bürokratik anlayış ve S’nin kariyerist tavır ve tertipleridir.
 
    Aralık 1981
    Saleh
    [imza]

© www.zekiadsiz.com

 
   
 

 

 

   
Watch equipped with Calibre 6 movement, chronograph is equipped with fake rolex sale or the Calibre 36 movement. Watch with pillow case, blue needle flour, vintage pointer with Arab time scale, and with a yellow-green rolex replica uk coating, expressing a keen nostalgia. Unlike the MONZA 2000 series, the new watch brand LOGO 12 o'clock once again return to the traditional, only fake rolex sale words. 38mm thick case has been processed. The new design uses the same table back: sapphire crystal case, engraved with serial number rolex replica sale. Brown leather strap and folding clasp decorated with the classic "HEUER" word shield badge. Button itself with a double structure, into contact with the finger of the upper and lower base. Button for the bridge by sandblasting Satin finish and matte polished, very delicate.
RESIMLER HAYATI ANISINA ESERLERI MESAJ